25.8.16

Mühim Öğün: Kahvaltı

Merhabalar,
Okumayı seven, beni takip eden canım okurlar
Söyler misiniz bana en önemli öğün diye bir şey var mıdır?
Şaşırtmalı soru mu bu diye düşünüp tabi ki yoktur diyenleri sol tarafa doğru alayım lütfen.
Tabi ki de vardır diyenleriyse sağ tarafa alayım.
Tek kelimeyle ''kahvaltı'' cevabını verenlerde şöyle ortaya doğru geçsinler.
Şimdi ne mi oldu? :)
Hadi gelin ortada buluşalım da kahvaltının önemini, kahvaltıyı keyiflendirmenin yöntemlerini paylaşayım sizinle :)



kahvaltının önemi ile ilgili görsel sonucu


Evet, sevgili okurlarım kahvaltı altın öğündür biz diyetisyenler için.
Gece uyuduğunuz süre boyunca vücudunuzdaki bütün olaylar minimuma indirgenir.
Dolayısıyla sabah uyandığınızda sanki ''power'' tuşuna basmışsınız gibi vücudunuzdaki sistemlere yavaş yavaş güç gitmeye başlar. Bunun için ilk adımında bir bardak su içmek olduğunu daha önce söylemiştim, eminim hatırlıyorsunuz? :)
İkinci adım ise kahvaltı.
Biz kişiye özel beslenme planı oluştururken günlük alınması gereken enerji gereksinimini hesaplarız ve bunu menüye dökerken günlük enerji gereksiniminin %25'ini kahvaltıya ayırırız.
Çünkü güne iyi bir kahvaltıyla başlamak, gün içerisindeki açlık durumunuzu kontrol altına almaktan tutun da zindelikle güne noktayı koyacağınız bir güne kadar çok şey vaat eder.
Ve doğrudur da.
İşte bu yüzden kahvaltı son derece mühim bir konudur.



-E iyi hoşta kahvaltı yapmaya vaktim olmuyor ki.
-Sıkılıyorum ben her gün peynir yemekten.
-Ben kahvaltı yaparsam çocuklar okula geç kalır.
-Sabah sabah bir şey yiyesim gelmiyor ki benim.
-Geçerken yoldan simit, poğaça alsak olmuyor mu?
-Çocuğuma yedirirken kendime vakit kalmıyor.

Gibi gibi bahaneleriniz var ve daha da türetilebilir biliyorum.
Bahaneler bizi engeller. Önemli olan sorunun değil çözümün parçası olmaktır.
Ve bir yerlerde duyduğum çokta inandığım bir söz var: Bir şeyi yapmak isterseniz bir yolunu bulursunuz, yapmak istemezseniz de bir bahane bulursunuz.
Dolayısıyla biz bugün burada bahanelerden kurtulup, çözüm üreteceğiz.

Kahvaltıya vaktiniz kalmıyorsa, sabah 10 dakika erken kalkmak sizin için yeterli olmuyorsa veya 10 dakika erken kalkmaktansa uyumayı tercih ediyorsanız;

Çözüm 1: Akşamdan hazırlayın.
Akşamdan hazırlayacağınız bir tabağı streç filmle kaplayıp dolaba koyabilirsiniz.
Tabak hazırlamak zor geliyorsa kendinize akşamdan bir sandviç hazırlayabilirsiniz.
Bu hazırladığınız sandviçi evde, arabada, yolda tüketmeniz çok daha kolay olacaktır.
Diyelim ki sandviçte zor geldi.
Akşamdan ekmeğin arasına kaşar peyniri koyun, tercihe göre eklemek istedikleriniz olabilir, sabahta onu tost makinesinde bastırın. Sadece 2 dakikanızı alacaktır.


sağlıklı sandviç ile ilgili görsel sonucu

Çözüm 2: Kendinizi mutlu etmekten korkmayın.
Evet, bizim böyle bir sorunumuz var. Kendimizi mutlu etmekten, şımartmaktan korkuyoruz.
Korkmayın. Haftada 1-2 gün hazırlamayın bir şey, sadece o çok sevdiğiniz simitçiden bir simit alın ve yanında üçgen peynirle tüketin. Ama yine de o kahvaltıyı yapın.
(1 ortalama tam simit 4 dilim ekmeğe eşdeğerdir. Bu yüzden özellikle zayıflama programındaysanız yarım simit tüketmek daha doğru olacaktır.)


üçgen peynir ve simit ile ilgili görsel sonucu

Eğer her gün peynir, zeytin yemekten sıkılanlardansanız;

Çözüm 3: En kaliteli protein, yumurta
Her gün 1 yumurta tüketmenin gerekliliği bir yana bunu zaman zaman sadece yumurtayla yapılmış bir kahvaltı olarak da tercih edebilirsiniz. Menemen, kaşarlı omlet, az miktarda patates ile yapılmış leziz bir omlet hayattan zevk almanın en basit yollarından ;)
Üstelik sadece kahvaltınızda da değil öğle veya akşam yemeklerinizde de böyle bir tercih yapabilirsiniz.


colorful breakfast plate ile ilgili görsel sonucu

Veya canınız gerçekten peynir, zeytin, domates gibi geleneksel bir şeyler istemiyor,
Süt/yoğurt, sade yulaf ezmesi, elma/armut/şeftali/kayısı/ananas/böğürtlen gibi taze meyveler veya kuru kayısı/kuru üzüm/kuru erik/kuru yaban mersini gibi kuru meyvelerden yararlanın. İçerisine ekleyeceğiniz 1 yemek kaşığı kadar ezilmiş fındık/badem/ceviz de o sabahın mutluluk anahtarı ;))


süt yulaf ezmesi ile ilgili görsel sonucu

Sabahları canım hiç bir şey çekmiyor diyorsanız;

Çözüm 4: Renklerin enerjisinden yararlanın.
Öncelikle kahvaltı alışkanlığınız yoksa bu çok normal bir şey. O yüzden kendinize eziyet etmeden yavaş yavaş artırın kahvaltınızın çeşit ve miktarını.
Bu süreçte de renkli servis tabaklarından yararlanabilirsiniz. Eğer tabaktakiler gözünüze çok geliyorsa boyut olarak büyük tabakları tercih edin .
(Laf aramızda aynı miktardaki bir kahvaltı , büyük tabaklarda daha az görünürken; küçük tabaklarda daha fazla görünür.)
Renkli bir kahvaltı hazırlayın. Peynirin beyazı, zeytinin siyahı, domatesin kırmızısı ve rokanın yeşilinin ne kadar güzel olduğunu düşünün kahvaltınızı yaparken :)



renkli kahvaltı ile ilgili görsel sonucu


Kahvaltı da tatlı seviyorum, diyorsanız;

Çözüm 5: Tek tercih yapın.
Ben tatlıya bayılırım. Özellikle çeşit çeşit ev yapımı reçel görünce gözlerimden fırlayarak dans eden kalpleri görebilirsiniz dışarıdan :)
Fakat ne yazık ki damak tadımızı bu yönde alıştırdığımız zaman kahvaltıda peynir-yumurta gibi proteinleri almak zor gelir. Dolayısıyla her gün 1 tatlı kaşığı tatlı hakkı verin kendinize ve tek bir tercih yapın. Ya o balı tüketin ya da o patlıcan reçelini ;) Evet, canım patlıcan reçeli
çekmiş benim ;)


bal reçel ile ilgili görsel sonucu

Pazar kahvaltısı için ölürüm, diyenlerdenseniz;

Çözüm 6: Miktarı azaltın.
Pazar kahvaltısı alışkanlığı olan bir ailede büyümüş hiç kimse pazar kahvaltısından vazgeçemez sanırım. Kaldı ki vazgeçmeniz de şart değil :)
Sadece tercih yapmanız önemli. Pazar kahvaltılarının en önemli problemi çeşit çeşit karbonhidrat seçeneğinin önünüzde olmasıdır. Simit, poğaça, börek, bazlama vs.
Dolayısıyla kahvaltıyı ekmekle yapıp üzerine çayla birlikte börek yiyorsanız yanlış yoldasınız.
Eğer börek tüketmek istiyorsanız o ekmeği yememelisiniz. Ve börek yağ içeriği yüksek bir besin olduğu için masada duran yağlı seçenekleri eleyerek bir yöntem edinmelisiniz.


pazar kahvaltısı ile ilgili görsel sonucu

Ve son olarak ekmek tüketmiyorum veya ekmeğe doyamıyorum diyenler;

Çözüm 7: Az ekmekle de, fazla ekmekle de olmaz. Ekmeksiz diyet hiç olmaz!

Benim için ekmek konusunda tereddüt yaşayanların hepsi aynı kategoride.
Doğru türde ve miktarda ekmek tüketimiyle gerçekleşmeyecek hiçbir şey yoktur.
Her ana öğününüzde ekmek olmalı sevgili okurlar. Ancak doğru miktarlarda.

Ekmekle ilgili söylemek istediklerim daha önce yazmış olduğum #DiyetimdeEkmeğimeDokunma adlı yazımda mevcut, okumayanları aşağıdaki linke alırken hepinizi sevgiyle kucaklarım.
Mutlu kalın...
(Subliminal mesaj: kahvaltınızı ihmal etmeyin.)

http://diyettanrisidietos.blogspot.com.tr/2014/07/diyetimdeekmegimedokunma.html

Online danışmanlık hizmeti ve daha fazlası için: www.izanisik.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder